diyorum ki,
akşam eve gelmeden arayıp bişey lazım mı değil mi onu sor mesela, hani olur ya öyle..
sonra da evde çiçek bitmiş olsun;
bi demet papatyayla gelmiş ol sen..
sonra da evde çiçek bitmiş olsun;
bi demet papatyayla gelmiş ol sen..
eyletmen beni
ağrıdan böyle uyuşuyorum, midem bulanıyo..
ellerim de buz gibi.
ben bugün yıkıldım. (somut olarak.)
evet.
sıcak su torbasına bi sarılışım var; öyle ki o halde sevgilime sarılmam.
ellerim de buz gibi.
ben bugün yıkıldım. (somut olarak.)
evet.
sıcak su torbasına bi sarılışım var; öyle ki o halde sevgilime sarılmam.
bugün,
okula gitmedim.
uyudum.
ayaklarım üşüdü saç kurutma makinasıyla ısıttım. sonra da annem çorap giymiyorum diye kızdı, çocuğum olmazmış.
etipufun üzerindeki buradan açınız talimatına uydum, buradan açınız kısmı elimde kaldı ve oradan açılmadı.
what a wonderfulll world.
uyudum.
ayaklarım üşüdü saç kurutma makinasıyla ısıttım. sonra da annem çorap giymiyorum diye kızdı, çocuğum olmazmış.
etipufun üzerindeki buradan açınız talimatına uydum, buradan açınız kısmı elimde kaldı ve oradan açılmadı.
what a wonderfulll world.
calm down.
her vazgeçtim dediğinde gerçekten vazgeçtiğini hissetmek ve aynı zamanda vazgeçmediğini..
ve aslında bu hissettiklerimin bana azıcık bile olsa sevgi gösterdiği taktirde birden bire sona ereceğini bilmek,
ve dahası bunun hiç bir zaman olamayacağını bilmek..
don't touch me. please...
&
''so please please please
let me let me let me
let me get what i want
this time''
ve aslında bu hissettiklerimin bana azıcık bile olsa sevgi gösterdiği taktirde birden bire sona ereceğini bilmek,
ve dahası bunun hiç bir zaman olamayacağını bilmek..
don't touch me. please...
&
''so please please please
let me let me let me
let me get what i want
this time''
the fall
''..what a mystery this world...
one day you love them,
and the next day you want to kill them a thousand times over...''
one day you love them,
and the next day you want to kill them a thousand times over...''
so:
I can kill you.
(and you should know, sometimes I really want it.)
şugün:
''ya gel bana sahici sahici,
ya da anca gidersin.''
'den başka bu kadar anlamlı başka hiç şarkı sözü olmadığını anladım.

kırmızı biber
çocuklar metrolardan ne kadar küçük dimi.
bugün saatlerce yürüdüm. evet bildiğin saat böyle, 3 tane.
şimşek çaktı, yıldırım düştü ve ikiye ayrıldı ortasından dünya.
bense yağan yağmurda, su birikintilerinin içinden cup cup cup diye etrafa su sıçrata sıçrata yürüdüğümü hayal ettim otobüsün camı hortumla ıslatılmış kadar ıslakken.
güldüm, ''bu şimşek falan..'' dedim otobüstekilere: ''tanrı yeryüzünün fotoğrafını çekiyor, korkmayın; ilerde oturup bakcaz ve hep beraber gülcez bu olanlara.''
-işte sonra inanmazsın biri geldi başıma namluyu dayadı, elime iki tane kırmızı biber bıraktı ve gitti.

erleichda
ara sıra sitem ettiğim doğrudur;
ama bil ki hepsi o yokuşu benimle bisiklete binip inmediğin için.
ama bil ki hepsi o yokuşu benimle bisiklete binip inmediğin için.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)