RRRRAMPAPAPAM

14'ünden 25'ine kadar girilecek 13 tane sınav olduğu gerçeği, beni, beyin gücümü sadece ders çalışırken kullanmam gerektiği konusunda ikna etmeye yetiyor. istesem kendimden 13 tane klonlayıp, her biri bir derse çalışırken Miami'ye giderim. ama gitmiyorum. artık çalışkan bir öğrenci olmaya karar verdiğim için, ÇOK ÇALIŞKANLAŞTIĞIM İÇİN ARTIK, beynimi sular basmasın diye çok dikkatli hareket etmeliyiz çocuklar. elbette 13 klonluk işi tek başıma yapabilirim. lakin az önce ''alıcı A kuyumcu K'den elmas satın alır'' şeklinde gelişen olay çözümlemesinde, elmas kelimesindeki s harfini görmeyip, alıcı A'nın kuyumcu K'den elma satın almasını oldukça olağan karşıladığımı da gizleyecek değilim. sanırım, gözüme gözlüğümü taktıktan sonra beynimi kayışdağına kaldırmamız gerekiyor.
işte böyle hep başımıza belalar.
:*

eylül'11-rize






geçen gün yine dağa kaldırılıyorum......

samtinindıveyşimuuuvzzz


sadece şu fotoğraflarıma bakıp işsizlik hakkında sayfalarca yazı yazarak bir iş sahibi olabilirim.

-dingilliğime çare bulamadığımızı söylemiştim.

beatles-something

merhaba.

hayatım saçmalıklardan oluşuyor. hayatım saçmalıklı diye çok değişikli biriymişim gibi davranacak değilim; hepinizin hayatı birtakım saçmalıklardan oluşuyor.

konu şu ki bütün günüm türlü cenabetliklerle geçti ve ben nerden başlayacağımı bilemiyorum. öyle yaldır yaldır bir cenabetlik değil ama yani böyle ufak tefekler hani biraraya gelinc...ARANIZDA ADLİYEDE KALEMLİĞİ ÇALINAN VAR MI LAN? hiç lafı uzatmayım: aranızda-adliyede-kalemliği-çalınan-var-mı?

insanlık tarihinde başına böyle bişey gelen tek insan ben değilsem bacağımı keserim.

bari dolma kalemimi bırakaydın beyni güzel karşim. bir genç kızın kalemliğini çalmak çok ayıp bişey.

:(

cizıs.

''en fazla ne kadar güzel bi ceket yapabilirler ki yani...hayır yani en fazla ne kadar güzel olabilir bi ceket..'' diyerek dünyadaki tüm güzel ceketlerden ve tüm güzel ceket giyen çocuklardan vazgeçirmeye çalışıyorum kendimi bazen. ama dostum ceketi çok güzel olan adamlar bir türlü,
BİR TÜRLÜ TÜKENMİYOR!

*
bugün burak, ''biri gelip seni bana sorsa, iç dünyası çok kalabalık, çok ruh halli bir insan derim'' deyince, önce bi ağzına vurdum, sonra da ''öyle değil; çok naif, çok tatlı bir kızdır diceksin.'' dedim.
iyi demiş miyim.
çok ruh halli ne demekse.
HAYIR NE DEMEKSE ÇOK RUH HALLİ.


fakir miyim neyim.

studying

okulun ineği olmaya karar verdiğimden beri çıldırmış gibi davranıyorum.
yoo dostum yoo..''mevzuat ahmet''e rakip falan olmayacağım. demek istediğim, hem sürtük hem inek olma özelliğine sahip nadir insanlardan olduğum için bunu zaten yapamam. çünkü ahmet, günaydın demeyi bile bilmezken, hocanın hatırlayamadığı kanun maddesini, madde numarasıyla birlikte laaapss!! diye hocanın alnına yapıştıran insanlardan.
çünkü ahmet allağa emanet iken,
benim çıldırışlarım, yalın ayak çimlerde koşmakla sonuçlanıyor.
anlatabiliyor muyum.

ninni

gece, elimde kitap, uyumak üzereyim.
demek istediğim, kitap her an yüzüme kapaklanabilir.
annem olası kapaklanmaları engellemek istiyor olacak ki, yanıbaşımda durmuş saçlarımla oynuyor.
demek istediğim, annem kahküllerimi bir o yana bir bu yana savurup duruyor.
kahküllerimin alnım dışında bir yerlerde durması tabi ki de hoşuma gitmiyor. ama yeterince mayışıkken, kahküllerimi alıp kaçsalar, kaçırılan kahküllerimi umursayacağım konusunda endişeliyim.

annem diyor ki:

''kahküllerini böyle yapınca Fred Çakmaktaş geliyor aklıma.''

...
?

ineniel

''şişme yatağın inme sesiyle uyandırılmak'' diye bir şey var(mış).

düşünün ki şişme yatakta yatan sizsiniz, sabah uykusuna bayılıyorsunuz ve siz yeni doğmuş bebek edasıyla uyurken, 30lu yaşlarında bir adam (adamın yaşına dikkat edelim lütfen), yattığınız yatağı indirmeye başlıyor.

gözlerinizi açıyorsunuz,
elektrik süpürgesiyle ev süpürme sesi gibi bir ses,
failin (eğlendiğine dair delil oluşturan) kahkahaları,
ve allah kahretsin, bunların yanında bide o yatak durmadan iniyor!!

mutsuz bir adamı mutlu edebilmek için, kolilenmiş halde bulunan 3000küsur kitabı tek tek kolilerinden çıkarıp kitaplığına yerleştirmeniz gerekiyorsa, size tavsiyem; her şeyi orda bırakın ve koşarak ordan uzaklaşın.
inanın bana her şey belinizin sağlığı için,
adamı öylece bırakın.
bırakın adam mutsuz kalsın.
ama tabi her şeyden, hepsinden önce,
bir şişe şirince şarabına kanmamayı öğrenmeniz gerekiyor.

şubat'11


soran olursa, boğaza nazır fasulye ayıklıyor dersiniz.