böyle; öyle değil.

sütten nefret ederim.
kediden hoşlanmam, bunun küçükken mahallenin en piç çocuğunun ben bisiklet sürerken sırtıma yavru kedi koymuş (koymuş çok naif oldu. attı bildiğin. üstelik de bana aşıktı.) olmasıyla elbetteki alakası var.
mahallenin en piç çocuğunun adının ''rahman'' olması da cabası..
rahman şimdi hapiste.
şaka değil.
ayrıca da bir kara kedinin gözlerini dikip bana bakıyor olmasından çıkaracağım sonuçlardan da korkarım, arada hala saçımı çektiğim oluyor; çocukluk alışkanlığı.
küçükken kızın tekini dövüp burnunu kanattığım doğrudur, ama şiddete karşıyım.
dondurma yüzünden kenarları yumuşamış külaha bayılırım.
küfretmem.
yaz tatili sonrasında tekrar okula başlayıp da yazı yazmakta zorlanan çocuğa da ekstra bayılırım; böyle kötü yazar hani, yazı yazma alışkanlığı körelmiştir, bir türlü istikrar sağlayamaz yazarken, hıh işte o. bildin.

6 yorum:

Kısaca Fd dedi ki...

toplama çıkarma çarpım tablosu unutulmuş olur.Kedilerrr..Bi kere gözlerimin önünde arabanın altında kalmıştı.Midemi bulandıran tek hayvan.ama severim.yeterki yaralı olmasınlar.

sek! dedi ki...

Birinin sırtına kedi atmış olabilirim. Olmaya da bilirim. Hatırlar gibi oldum. Ya da uydurdum. Karınca da atmıştık birinin sırtına, bizden ufaktı. Kediyi bilemedim ben. Ama dedim ki... "aaa, o piç?" Bilemedim işte ben onu. Sanki.

kate orange dedi ki...

rahman?!

melih dedi ki...

"sütten nefret ederim."

beni çok üzdün.

kate orange dedi ki...

ehe.
şakaaa!!
tepki vercekmisin diye yazdım ki ben onu
:)(:

kate orange dedi ki...

ama kötü kokuyo yaa ıyy.