mütemadiyen trajediler içerisindeyim.

saat 23:00.
ders çalışıyorum,
yirmilik dişim doğum yapmış,
başımı ağrılar basmış:

odaklanmakta zorluk çektiğim an kalemi kağıdı bırakma huyumla beraber mutfağa doğru yol alıyorum. dünyanın en nadir ilaç içen
-içebilen- insanlarından birisi olmam, ilaç kutusunun beni bekliyor olduğu gerçeğini kabullenmeme engel değil. babam mutfakta, radyo dinliyor ve bana, özet olarak: "yine mi kahve içeceksin, çay var, çay iç..?" gibilerinden bir şeyler söylüyor. beynim sökülüyor diyorum.
-görebileceğiniz en güleryüzlü beynisöküleninsanım-
..
"yat da uyu kızım" konulu konuşması sonuçsuz kaldıktan sonra, bardak aldığımı görüp, "ne içeceksin? kahve içme. bira vardı dolapta," diyerek bana sözde seçenekler sunarak eğlenen babamı, iki bardak suyla bir hapı yutamayışıma maruz bırakıp odama çıkıyorum.
..
saat 23:15.
baş ağrım geçer geçmez çalışmaya devam etmek üzere masa başındayım.
..
şu sınavlar bitsin de.

şu sınavlar bitsin de bi.

1 yorum:

Kısaca Fd dedi ki...

okulun bitmesinin en güzel yanı vizelerin de bitmiş olması. Evet sinir oldun bana. Geçmiş olsun yine de. Ve Allah kolaylık versin. Çok şe olursa şeet. Uyu yani. Çay iç. Baban haklı. Tamam çok sinir oldun şimdi. Gidebilirim.